23 Şubat 2010 Salı

Rahatsız Afedersin

Aman ha! Dikkat edin çok ergonomiktir(!)

21 Şubat 2010 Pazar

Özlem


bir gece,

gecede bir uyku..

uykunun içinde ben..

uyuyorum, uykudayım,

yanımda sen.


uykumun içinde bir rüya,

rüyamda bir gece,

gecede ben..

bir yere gidiyorum,

delice...

aklımda sen.


ben seni seviyorum,

gizlice..

el-pençe duruyorum,

yüzüne bakıyorum,

söylemeden,

tek hece.


seni yitiriyorum

çok karanlık bir anda..

birden uyanıyorum,

bakıyorum aydınlık;

uyuyorsun yanımda.

güzelce..


Özdemir Asaf

13 Şubat 2010 Cumartesi

Varan Turizm Batarken



Aslında bu fotoğraf bile bize bir çok şeyi açıklıyor ama Varan'ın girdiği kötü yol, daha öncelerden başlıyor bu fotoğraf ise elimize geçen son kanıtlardan bir tanesi. Öncelikle geçen sene mayıs ayında VaranBus firması yaratıldı. Burada ki öncelik Varan Turizm'in filosunun büyümesini sağlamak ve insanların üzerindeki Varan'ın lüks bir firma olduğu izlenimini kaldırmaktı. Fakat, bu uygulama yüzünden Varan belki de ilk defa kendisini bambaşka bir yere koyan prensiplerinden taviz vermek durumunda kaldı. Şahıs otobüsleri, Travego, Fortuna gibi kavramlarla tanışıldı. Ayrıca Varan, VaranBus yüzünden ikram kalitesinden de taviz vermek durumunda kaldı. Görünüşte VaranBus etkili olmuştu fakat bu marka yavaş yavaş Varan'ın kendisine zarar vermeye başladı.

Günümüzde Kamil Koç, Nilüfer, Pamukkale gibi firmalar her gün yaptıkları yeni hamlelerle piyasada yer almaya çalışırken, Varan'ın hiç bir şey yapmaması gerçekten enteresan. Artık Nilüfer gibi bir firmada bile koltuk arkası tv standart haline geldi. Varan ise belki de bu duruma yukarıdaki otobüslerle(VaranBus değil Varan) cevap(!) vermiş olabilir; fakat bu gidişat temel Varan müşterisini bile sarsmaya başladı ki bu bir gerçek.

10 Şubat 2010 Çarşamba

Bu Rezillik Ne Zaman Bitecek?

İstanbul metrosunun İstanbul'un ulaşımı için ne kadar önemli bir hat olduğunu zaten biliyoruz. İlk açıldığında Londra, Paris dekiler metrodur bizimki ise santimetro diyen insanlar, bu konudaki gerçekleri ne yazık ki bilmezler. Neyse bu gerçekler bu farklı bir yazımızın konusu olsun.

Bu yazının konusu ise 15 km'lik hatta hizmet(!) veren metro'nun şu anki içler acısı hali. Neresinden başlamak gerek gerçekten bilemiyorum; çünkü neresinden tutsanız elinizde kalıyor. Şişhane ve Atatürk Oto Sanayisi uzatmaları açılmadan bir kaç gün önce hattın tek set ile gidilemeyeceği haberi bazı forumlara düşmüştü. Hatırlıyorum da ilk okuduğumda inanamıştım. Çünkü Bursaray bile B hattının açılışından sonra bunu becerebilmişti. İstanbul gibi raylı sistemler hakkında tecrübeli bir şehirin bunun altından kakması gerekiyordu. Açılışa kadar renk vermeyen Kadir Topbaş, Şişhane'de açılış töreninde baklayı ağzından çıkardı. Sinalizasyonun yetişmediğini hatta 3(2si yeni) setin hizmet vereceğini söyledi. Bu sözlere rağmen utanmadan Şişhane'den Sanayi'ye tek set ile gidildi ve utanmadan Şişhane-Sanayi 21dk sözü vurgulandı. Kadir Topbaş o gün Temmuz 2009'dan itibaren hat kesintisiz dedi. Ertesi gün Şişhane'den son durağa gitmek istyenler ancak 45 dakikada son durağa ulaşabilmişti.

Yukarıda ki olaylar gerçekleştiğinde tarih 30 Ocak 2009 idi Bugün ise 11 Şubat 2010. Gelebildiğimiz nokta 22 dakikadan 11 dakikaya indirilmiş uzatma ve biraz daha uzayan kapanma saatleri. Şimdilerde Mart deniyor ama ondan da umut yok ne yazık ki.

MyPlayer

Öncelikle şunu rahatlıkla söylebilirim ki, Nba 2K10 benim şu ana kadar ki oynadığım en güzel basketbol oyunu. Bu oyun ile Nba Live serisi arasında bir Pes-Fifa ilişkisi var. Fakat beni bu oyuna bağlayan şey, tabi ki maç yapmak, takım alıp sezon yapmak ya da sokak basketbolu oynamak değil. Bu oyun daha hiç görmediğim bir şeyi gösteriyor bana.19 yaşında gencecik bir PG iken (tercih meselesi tabi) yaz kampında başlayan yolculuğunuz, gösterdiğiniz performansa göre yaklaşık 10 maç sonrasında NBA'e kadar uzanıyor ve bundan sonrası tamamı ile size kalmış.

Şimdi bana gelirsek 19 yaşındaki genç adamımım kariyeri 76ers tarafından yaz kampına çağrılmam ile başladı. Daha sonrasında orada gösterdiğim performans sayesinde (Kaan Kural ısrarla çok iyi oyun kurduğumu söyler) bir çok takımdan denenmek üzere teklifler aldım.
Sonradan şunu farkettim ki, Direk en üstten başlamamak lazım. Ben, orta halli bir çok takımdan teklif almama rağmen sanki bir süper starmışım Boston Celtics'i tercih ettim. Takımla ilk antremanda SG olarak başlayan bendeniz, Paul(Paul Pierce ben Paul demeyi tercih ediyorum; çünkü samimiyet enseye şaplaka kadar geldi) tarafından tam bir bozguna uğratıldı. Daha sonrasında ise, mevkimin ası olan Rondo'nun ne denli iyi bir adam olduğunu kavradım. Sonrasında koç tarafından beğenilmeyerek D ligine yollandım. Şimdi D liginde kendimi göstermeye çalışıyorum ve burdan NBA takımlarına mesaj yollamak istiyorum: "Başkanım beni al."

15 Ekim 2009 Perşembe

Bir Tünel Vardı Ne Oldu Ona?


Bahsettiğimiz tünel Bomonti-Dolmabahçe tüneli. Bu tünelin normal şartlarda Mayıs ta açılması gerekiyordu ama ilk önce Temmuza ertelendi sonra okulların açılmasına mutlaka yetişecek dendi şimdi de 2010 öncesi deniyor.

Peki bu tünelin açılışı neden sürekli erteleniyor? Tabi ki bu satırlardan sonra sorulması gereken bir soru bu. Nedeni şudur; beceriksizlik ve İBB'nin şu anda içinde bulunduğu borç batağı. Tünelin ihale sahibi firmaya ödeme yapılmadığı, bunun için firmanın iş yavaşlatma uyguladığı söyleniyor.

Eğer bu haber doğruysa(ki bana doğru gibi geliyor) o zaman büyükşehir belediyesinin hali içler acısıdır. İstanbul'un dört bir yanında yatırım yapmakla görevli bir belediye eğer bir inşaat firmasına 200 milyon dolarlık bir ödeme yapamıyorsa bahsedilen dev yatırımlar nasıl olacak bu da bir merak konusu.

Madem konuyu tünelden açtık biraz da bu tünelin İstanbula olan etkilerinden bahsedelim. Zaten en başta toplu ulaşım sorununu çözememiş bir kentin karayoluna yatırım yapması biraz abes kaçıyor. Bu tünellere büyük paralar harcanıyor bu paraların önceliği raylı sistem olmalıydı. Önce burada bir anlaşalım.Şimdi gelelim fasulyenin faydalarına. Eğer son söz doğru çıkarsa yaklaşık 3 ay sonra elimizde İstanbul'un mevcut 2 köprüsü arasında kurulmuş bir hat ortaya çıkacak. Bu yönden akılcı bir yaklaşım diyebiliriz. Çünkü, pik saatlerde İstanbul'un köprü trafiğinde homojen bir dağılım olmuyor ama bu tüneller buna bir nebze de olsa yardım edecektir. Fakat benim şahsi görüşüme göre burda da bir problem var o da tünelin çıkış yeri.

Şimdi zaten Dolmabahçe trafiğine baktığımızda normal zamanda bile akıcı bir trafik bulunamıyor. Gümüşsuyu'nun da hali cabası. Bu tünel açıldığında Dolmabahçe'nin trafiği daha da karışıcaktır düşüncesindeyim.

Konu nereden nereye geldi. Bir toparlama yapalım. İstanbul gibi bir karışık şehirde herkesi memnun etmek çok zor. Dediğim gibi bir yerin trafiğini rahatlatmak demek başka bir yeri kilitlemek demek.Bu da karayolu çözümlerinin yetersiz olduğunu gösteriyor. Sanırım İstanbul'un Trafiği hakkında yazacağım tüm yazılarda bunu tekrar edeceğim çünkü çözümün o olduğu apaçık. O da toplu ulaşım.

8 Ekim 2009 Perşembe

İstanbul'da Gece Ulaşımı

Öncelikle bilgimizi verelim sonra yorumumuzu yapalım. İşte hayatın hiç durmadığı aksine su gibi aktığı 2010 kültür başkenti 15 milyonluk dünya kentimizde ki gece ulaşım tablosu.

73 Yenibosna Metro-Taksim
112 Altbostancı-Taksim
25T Sarıyer-Taksim
15F Kadıköy-Beykoz
96T Havalimanı-Taksim
110 Kadıköy-Taksim
34-34A Metrobüs
E-10 Kadıköy-Sabiha Gökçen

Şimdi burdan çıkarabilecek sonuçlara bakalım.

1. İETT bir kamu kuruluşu değildir. İETT zarar etmesi muhtemel hatlara otobüs koymaz. Memnuniyet paranın arkasındadır İETT için.
2.İETT halkın değil, taksicilerin,dolmuşcuların,minübüscülerin yanındadır.

3. İETT'ye göre İstanbul halkının belli bir kısmının gece eğlenmeye hakkı vardır. Gaziosmanpaşa'da oturuyorsanız (nüfüsu yaklaşık 450 bindir) yada Eyüp Kağıthane taraflarında otuyorsanız(ikisinin toplamı yaklaşık 800 bindir) gece eğlenmeye çıkamazsınız.

4. İETT iki merkezi yer olan, Taksim-Mecidiyeköy(Taksim metrobüs bağlantısı düşünülerek) arasına bir gece hattı koyamayacak kadar basiretsiz bir kuruluştur. Koysa bile bunu sitesinde duyurmaması yada arama yaptığımızda herhangi bir sonuç vermememesi daha büyük bir rezilliktir.

5. 2nin devamı olarak İETT geceleri İstanbul'da Ümraniye,Ataşehir,Sultanbeyli gibi ilçeler olduğunu unutur.

6. Zaten Beylikdüzü başından beri Tekirdağ'a bağlıydı.